Ben Hüsrana Komşuyum
<Verse 1>
1.Bölüm Benim sermayem çift el (+) çift göz, karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz
Ah benim bu sisli yollarım, vay benim körpe ellerim, kara saçlı başım, dara düştü yarım.
Bazen bıktım, aslen yıkıldım ve daldım derinlere sığdan yıldım, beni toplasan 30 şirin yıldım
Sabreden dervişin muradına vardım. Bitmez kaderin uzun yolu, gidilemez tek binekle,
İçine sinmiş korkak çocuğu ileri doğru itekle, burada beklemekle sanma kalıcısın ya pekte,
Bak kaç milyar insanın yaşam bayrağı direkte!… Bu ses benim dinle!…dinle!…dinle!
Uygunsuzca gidişlerin yolunu kesen haydut benim, bildiklerimden eminim, yaptıklarıma kefilim,
Gidenlerime vedayım, gelenlerime mihirim.
<Nakarat>
Denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum. Uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı, bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır.
2. Bölüm
Bilmelisin yolunu bulman çok basit ve bedava, yapmamalısın bunu dava, sana dostum diyenler var ya alayı hava, en sert tekerlekler bile bir gün kaçırır hava, gel yanaş!… yaşım kaç? Hmmm yolun azını gitmişsin.
Tecrübe demek kalpte kalan izdir yanılma, çok bildimlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın, yok derdimlik yaparsan dert görünce saparsın, elindeki ölümlüara, ev, mülk, ta ki vücut. Rabb cömertliğinde asla koymamıştır hudut, can yakmak pahasına mı icadoldu barut ?
Ben gülüp selam ederken simaları nemrut. Ben bu uğurda çok yoruldum olsa zor da içim rahat, ruhum buruk, yüzüm sanık. Görsen hor da durum ortamızda, herşey açık meydanda, kaç kişi felci tattı iyi ve kötü arası ceyeyanında ?
Toplam Okunma : 120 , Bugün : 1
Dessas
Yunus’tur Benim Adım
Sagopadır Mahlasım..
Dinle
Eğer düşman yoksa bil ki savaş olmaz şehvet edilinen şu zewkler kolay solmaz..Kula yataklık edenler dost sayılamaz..Korku ve dehşete kapılanın kalbi yavaş atmaz..
gürültüyle besLenen kulakta sukut durmaz.Kara sinekler mikrop demek arılar boka konmaz..El yumruğunu yemeyen yumruğunu balyoz sanar arlanmaz..Zahmet çeken asla bir kişi olmaz..
Ekmek elden su göldense tasaya yer kaLmaz..Yabancı görmedikçe köpek delice havlamaz..Yaşama dahil oldukça sistemlerin aynı kaLmaz..Derste kopya çekerek alınan notla bi bok olmaz..Önüne hedefi koymadıkça amaca tez varılamaz..Hurafelerle yola çıkanlar köprü sonuna ulaşamaz..Akacak olan kan ilelebet damarda durmaz..Sapına kadar erkek te olsan kadına el kalkmaz.
Nakarat x2
Gerçek Bana bir adım daha yaklaş (yakLaş yakLaş yakLaş)..Gaflet Benden bir adım daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakalı hal (Ne Bu caka Bu fiyakaLı haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yoLLan yayLan laN)
kilidi kırmadıkça sırrın kaPısı açıLamaz..Rabb’im emri verse inan taş üstünde taş kaLmaz..Komutan komut vermedikçe esas duruş bozuLamaz..Sago bir kere siler adın tadıma karışamaz..(Nokta) .. yazı Kağıtta yatılı söz ağızdan uçar durmaz..
Dilim tutulmadıkça mikrofonum sır tutmaz.ilim kendini biLmektir..Bilmeyenden haLt oLmaz..Yalan söylediysen yanına kâr kalmaz..
Yalanın ömrü tez biter mumlar yatsı sonuna ışıyamaz..Zahmet etme boştan dolu çıkmaz.Gün gelir bi tatlı sözle yılan delikten çıkmaz..Beşikten mezara dek bu gemide aynı tayfa kaLmaz..velceLaLin kalemi yazar levhi mahruz okunamaz..Zaman hırsızı çok çalar koluna zincir vurulamaz..Aklım Dünya limanına demir atmışsa gemin girdaptan kurtulmaz..Gözümde Nice ırmak saklı akışı durmaz..
Nakarat x2
Gerçek Bana bir adım daha yaklaş (yakLaş yakLaş yakLaş)..Gaflet Benden bir adım daha geri at (Aman uzak Dur Benden) .. Dessas Ne bu caka bu fiyakalı hal (Ne Bu caka Bu fiyakaLı haL) Yolcu yolunda geri gerek hadi yollan..(yollan yayLan laN)
Adım Yunus
Mahlasım Sago
ikincisi kaf Kef
üçüncüsü küheylan
Evliya-ı raP
Arkası yarIn
Arkası Yarın
Toplam Okunma : 116 , Bugün : 0
Gölge Haramileri
1. Bölüm
Akar sular dönmez geri tıpkı gençliğim gib, bebekti ceninin ergeni, bir erdi büyümüş meyvesi.
Sakal-bıyıkla geride kaldı Yunus’un hamlık evresi, sivilce-akne katledildi soldu yüzümün güneşi.
Ve çivisi düşmüş tablolarda bir resimdi kendisi, kükreyen şu gökyüzünde kuşun kilitli kafesi.
Tersi döndü güvenin ansızın belirdi dostun hilesi, fincan kahve içtim kursağımda kaldı telvesi.
Kırıştır yalan kahpesi, baştan akıl alır ya cilvesi. Yıkar geçen bir dostun düşmancasına hamlesi.
İki boy aşmış ihanetin ki kat’i yok bahanesi, hayrından umutsuzun getirme bari şerrini.
Ve hepsi aynı yolda yolcu onca bedenin kellesi, meydan önüne dizilecek ve alınacak ifadesi
Dualar olmasaydı kim kovardı kalleş iblisi? Kalbim ak da pak da desen yüzünden yansır pisliğin.
Nakarat
Altın harflerle yaz mahlasımı. Halvetim kasvet, kem gözlere şiş!…
Cadu ya herru!… ya merru!… Kaf Kef, gölge haramilerine bir selam çak!…
Abile patladı, demlenir simam,nüşirevan dan handan ummam ben.
Ahu-yi felek mum, ben şamdan. Düşmez kalkmaz bir Allah tır uyan!…
2. Bölüm
Sago sus!… Husus derin çukurda içine sin. Pusu kuran huşü içinde gözlerinde kin belirgin.
Vay senin şu kindar halin. Hin planların var hin. Cenin büyüdü savaşa girdi silahlarımı bana verin.
Yardan sarkıttığın dostlarından kaçının ipini tuttun ? Onlar güldü, sen somurttun. Kalbünde kaç gül kurutttun ? Hatıralarından yüzde kaçını unuttun ? Senin adını anmamak şartıdır dostluğumun.
Rap ten olma gökyüzünün güneşi sago bu benim yüzüm. Gölgeme sığınır mana özüm, hicran çölüne düştüm. Yüz pınar yaş akıtsın gözüm. Kendi başıma öğrendim, kendim büyüdüm. Dudaklarımla gömdüm. Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur. Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur. Sadıkane belki ol alemde serdar olur, yar olur serdar olur didar olur.
Toplam Okunma : 182 , Bugün : 0
İki Tanık
Yoo Yoo Kits
iki tanik var biri dilimdir biride dürüst kalemim
ihanet etmez sözüm kağıda ve halim rabba teslim
ölümün sessizliğine essiz bir sedayla girdim
boğulmaktan korktuğum denizim tahminimden derinim
benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala
ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla
öncelerimi dışlar sonralarım aklım firarda
güller yare sevgi kanıtı beynim elimde papatya
içimden kaba bir ses beni azarlıyor yıpratmakta
yağmur betonla sevişirken Güneş aLtın saçmaqta
kollarım o nankörlerle çetin güreş tutmakta
Sago qidenLerin qöLqeLerini koLeksiyonuna Katmaqta
sevdirme gayret etme kendini sevilmeye terket
uzadıkça kısalan ömre huzur aşısı zerket
her adım için 10 çuvallı küfret Rabbım hayrı lutfet
zarar belli sonlarından iki gözünü ıraak et
keşfi bekleyen cümleler içindir bütün çabam
kelimelerden kalpler yaptım kimini deştim acımadan
dilini kestiklerim skut nöbetinde gık çıkarmadan
suratsızları kapıdan kovsam qirmek isTer baCadan
Söz ehlime itaat et benim sözüm cevher
kalemim olgunluk tahsilinde yalanına varettim
iki tanık var biri dilim biri kalemim
olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim
bilirim bensiz dostum iblis dostu anmaz komşusu
batırdıkça batırır derindir resvas kuyusu
en tatlı yerinde uykumu basar karabasan kabusu
güzel cevapların vardır elbet hain sorusu
kanadı olsa hain kedinin soyu kururdu serçelerin
susuz çölde inci bulsa damlar gözlerin
rüzgar eesmez herzmanki gemiye layık
bir üfürse yol bulurdu bizim orta direk kayıp bu şarkı bayık
çin çin ipeği giysem dahi senin değerin eşşek kılı
gelecek hayranlarındansan aç bi kahve falı
hızlı koşan arap atının 4 yana savruldu nalı
umulmadık zamanda kesti birisi bindiği dalı
günahki en güzel kadındır sizler güzele kanan
tabiyatın şeytan olacaksa yılan doğursun anan
say geriye doğru onu ileriye giden yolcu zaman
başkasının ızdırabıyla huzur bulandır mutsuz insan
Söz ehlime itaat et benim sözüm cevher
kalemim olgunluk tahsilinde yalanına varettim
iki tanık var biri dilim biri kalemim
olanı biteni sindirdim yeter bana kendi derdim
Toplam Okunma : 141 , Bugün : 0
Sahibinin Sesi
(SAGO Kaf-Kef)
Elbet bir gün başı dönecek dünyanın dönmekten.
Ağzının suyuna batmışlar için henüz saat erken.
“Ben bir ağacım yeşermekte dallarım ya” derken,
Yere düşen yapraklar ayrılmakta gövdemden.
Dünya rehavette, gözleri dalıp gitmekte,
Herkez kendince bir masumluk serüveninde.
Ruhum vücud karavanında, ölüm düz gidince ileride,
Yaptıklarım peşimde gerilerimde.
Son pişmanlık sabaha varmaz bir karanlık,
Nefsinin dişleri kalmamış seni dişlemekten, YAZIK !.
Belki sana göre ben delirmiş ve sorunluyum,
Ben senin varmak istediğim o yolun sonuyum !
Sağım-solum-önüm-arkam zaman illetiyle sarılmış.
Yanlız adanın ortasında saçım sakala karışmış. (mışş)
Ufaklıklar arsızlaşmış. (mışş)
Beden saksınızda edep çiçekleriniz sararmış. (mışş)
Nakarat
–
Bıkmışım her gün aynı teranelerdenn BEN !
Bir-iki yalancı ve sahtekar.
Yoldan saptıran imtihanlar.
Kana kana kanıyorlar
BAK !
Sağım-solum-önüm-arkam gafil,
Hüzün kuyusuna gark olur aciz (izz),
içim acı sahibi meçhul herkess,
Bu sahibinin sesi MERKEZ !
El katipse kalp hakimdir.
Bak bu alıma gelen kaçıncı dize.
Bak bu kaçıncı aykırılık rap fakirhanesinde.
Bir lokma, bir hırka..
Tavsiyeye uyanlar tavsiyeyle yaşarlar.
Gözlerim 10 senedir akan durmaz hıçkıran şelale,
Elimde aynı hararetle yanan rap’ten meşale,
İzin vermez deliyağız gözle görülen işgale,
Sözlerimden yüzümü gör bak eşgalime !
Sıkıntı sıktığın zaman patlayan sivilce.
Düşünmelisin sivilce, enine boyuna bütünce.
Beter eder düşünce.
Diz kapakların kanar düşünce,
İblis dalga geçer kananla sertçe.
Ben baktıkça ağaçlara,kalbimin kuşları konmak ister dallara.
Önceden inanırdım ne yazık ki fallara.
Onlarla yitirilen sahipsiz yıllara
Derken “elveda”
Bir dize daha karala…
Toplam Okunma : 391 , Bugün : 0
Düsersem Yanarim
Yine o kirli drum-set lerimin içindeyim
ve hayatının en güzel parçasıyım , kırıklarımın alçısıyım …
Affım olsun hain darba ,
yediğim darbelerle sığındığım rabba.
365 gün 52 berbat hafta ağıtlarımla rafta.
En büyük destekler çıkarsızlıktan ötürü lafta.
Ben aklımı dile düşürdüm ,
kapalı kapıdan kafamı çıkarıp kafayı üşüttüm ,
yüzüne okkalı cümlelerle üfürdüm.
Hey yabancı ben zaten yıllardır içime dönüktüm !…
Parlayan bir alev gibi görünürdüm ama sönüktüm.
Hayat bir bot ve bot çevresi dolu büyük beyaz köpekbalığı ,
ditekiler iştahla düşünür tepede duran azığı ,
rüyalarımın öldüğü yerde uyudum ve yine bot battı , ilk rıhtım ben battım.
Ah tahtım…vay bahtım…
Dudaklarımın kanaya kadar yapmak istediğim işte bu “rap”.
benimle ol hep!…
ölmek üzere olan dünyada bir ölümlü yaşar mahlası “kaf-kef”
dualarım vesvası hannafı eder def.
Nakarat
İncecik ip üzerine koca ayaklar bindi , nefsim içine sindi
Kirpiklerim titremekte korkularımdan , düşersem yanarım
O kadar içime sindim ki vinç getirse kalmaz başım.yo !. gömün burda canlı nâşım.
İç çekmekten , düşünmekten ağardı saçım , düşersem yanarım.
Vicdan bir güneş gibi , parladıkça ısınır için.
Geçen vakte bir zamanlar adını koyduk , niçin ?
Çünkü gelen gider , makbulüdür kısası ziyaretin , ” bana müsade - sana rast gelsin “budur hikayemiz.
Taktir buyur kış bulutların kadar doluyum rabbim ,
bir ağlasam dolar taşar , seller alır bahçem bağım.
Yükseldikçe nefesi kesilir , yalnız kalır dev dağım.
Aramadıkça düşman buldum , hasım solum sağım.
Cehennemde soğuk bir gün ,
boğuk bir adam ,
donuk bir surat bekle gelir bir gün beklediğin murad.
Bazılarına gül dikenicesine batar rahat ,
nefret edercesine yaşar hayat , buyur mezara yat!…
Soğukluk içime hükmedince güneşim buz adası.
Şem ile pervâne misâli sagonun aşkı.
Sessizliktir içinden geçirdiklerimin sedâsı ,
duymakta olduğun engin sözler derin denizlerimin dalgası.
Toplam Okunma : 168 , Bugün : 1
Beyaban
Kuşkularıma bir kuş kondu,saçlarımda kış soludu.
Hınç kuruttu mutluluğunu,tırs bu kez bu hırs sorunlu.
Hayat zulümlü, kader oyunlu
Kim yerden toplayacak sürgün kader yorgununu ?
Her işte bir hayır ve her hayırda bir de şer yatılıdır.
Terim işimin kanıtıdır.
Peynirimde gözü olan karga,kanatların elimde kırılır,
Üzüntülerimi paketlesinler söyle fiyatı kaç mangır ?
Kırık hayaller kaç satır ? Bana küfreder gözlerin dudakların yardım yalvarır ,
Hırslarınızın yıprantısı yüzlerinizden yansır, bende firari bu sır.
Ben yapmadan önce kendi gölünde salını batır !
Günahlarımı taşıyanın adı hamal değil, melekti.
Saflığında lekeydim, af buyur zaman bir hayli geçti.
Yunus şıkkı seçti,
3 yanlışım 1 doğrumla çekti gitti.
Bütün hikayem burda bitti.
Beyâban,
Bârâ’nın yaşı güzümün, özü bed nâm salmış hüzünümün yüzü gülsün.
Ahvalim suskun, dokunan bana mendil tutsun .
Beyâban,
Fırtınan beni kavurur,
Gözyaşım kum olur dağılır kumuna tozuna karışır
Biraz merhamet eyle…
Etmeee..eylemeee..
Yüreğimin tel örgüsünü paramparça eden haydut,
Hain çelmesiyle pusuda bekler,yüzüme bakar nemrut
Sedamla gecenin örtüsünü yırttım dilini tut.
Şüphelerim seslendikçe geçilemeyecektir benim hudut.
Bak (bak) ,güneş parlaklığıyla yüce,deniz dalgalarıyla ulu.
Heybetimin rüzgarıyla söğütçesine titredi Rabb’in kulu,
Göğe açılan iki elimin bil ki birdir yolu
Mikrofon icad oldu,elim yazdı, vurdum sağlı sollu
Öldürme gözlerini görünce beni simamı belle !
Lisanım benimle koç, kül yutmaz hile
Bir beyitte çift sille
Bile bile gülümse
Ağırbaşlı bir dille mürekkep yalar bu dede (eee)
Uykusuz geceyle aşka dal, tam ortasında uyuya kal
Bu acımasız hayal bir kabusun esiri ve kör topal
Kendime verdim emri, kim çekerse çeksin resti
Başı dönük divanenin avare gezer hisleri.
Beyâban,
Bârâ’nın yaşı güzümün, özü bed nâm salmış hüzünümün yüzü gülsün.
Ahvalim suskun, dokunan bana mendil tutsun .
Beyâban,
Fırtınan beni kavurur,
Gözyaşım kum olur dağılır kumuna tozuna karışır
Biraz merhamet eyle…
Etmeee..eylemeee..
Toplam Okunma : 132 , Bugün : 0